Sigara ile mücadelede kazanımları kaybettik, tüketim hızla artıyor!

Kategori: Sağlık Gündemi, Sigara, Solunum / Enfeksiyon Print

Sigara ile mücadelede 2011 yılında sağlanan başarının hızla tersine döndüğünü söyleyen Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, uzun süredir sigarayla mücadelede başarılı adımlar atan ve uluslararası kuruluşlardan ödüller alan Türkiye’nin kazanımlarını birer birer kaybetmeye başladığını açıkladı. Tütün endüstrisinin oyunlarına gelmemek için ciddi adımlar atılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Dağlı, “Tütün üretimi azalmıyor, yasaya uyulmuyor. Biz Amerikan, İngiliz tütün firmaları para kazansın diye halkımız kanserden ölmesin istiyoruz. Bu yüzden yeniden seferberlik başlatılmalı” dedi.

Sağlığa Evet Derneği Türkiye’nin tütünle mücadelede geldiği noktayı ve sigara şirketlerinin yeni uygulamalarını anlatmak için önceki gün İstanbul’da bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Prof. Dr. Dağlı, tütünle mücadele konusunda karnemizin de giderek zayıfladığını belirterek şunları söyledi: “2013 yılında Avrupa Tütün Kontrolü Skalası’nda 5. sırada olan Türkiye, 2016’da 9. sıraya düştü.

Ülkemizin Tütün Kontrolü Sürdürülebilirlik Notu da zayıf, 59. Tütün kullanımı en yüksek olan 24 ülke arasında yer alan ülkemizde sigara içenlerin sayısı 2011 yılından bu yana artarken, sigaraya başlama yaşı ve sigara içen kadınların sayısı hızla artmaya başladı.”

Gençler arasında tütün tüketimi artıyor! Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan çalışmaya göre, 2010 yılında her gün sigara içenlerin sıklığı %25.4 iken 2014 yılında bu değer %27.3’e çıktı. 15-24 yaş arası her gün sigara içenlerin oranı 2010 yılında %16.4 iken 2014 yılında %18.5’e yükseldi. TÜİK verilerine göre, her yaş grubunda sigara içme oranı hızla artıyor.

Sigara ve tütün ürünleri tüketimi inanılmaz arttı 

Sağlığa Evet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Elbek de, Tütün ve Alkol Piyasası Denetleme Kurumu ((TAPDK) verilerine göre 2008-2011 yılları arasında tütün üretimini azalttığımızı ama sonra başka dinamiklerin devreye girmesiyle arttığını vurgulayarak, “İhracatı ise hiç azaltmadık. Maalesef komşularımıza tütün, başka bir deyişle hastalık satan bir ülke olduk. Ülkemizde sigaraya bağlı ölümlerde azalma yok ve hiçbir şey değişmiyorsa bir yerde hata yapıyoruz demektir” diye konuştu.

Yeni tehdit: Isıtılmış tütün ürünleri

Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, tüketiminde artışta ısıtılmış tütün ürünlerinin payının da olduğuna dikkat çekerek, “Sigara firmaları ‘daha az zararlı’ mesajıyla ‘ısıtılmış tütün ürünleri için ciddi çalışmalar yapıyorlar. Şu anda devletle pazarlık yapmaya çalışıyorlar. Bu çok ciddi bir tehdit ve ahlaksız bir tekliftir” dedi.

Sigara en sık görülen yangın nedeni! İstanbul’da, 2010-2015’te çıkan toplam 147 bin 310 yangının %45’i sigara izmaritinden kaynaklıdır. Yine İstanbul’da 2015 yılının ilk 11 ayında çıkan toplam 24 bin 786 yangının 9 bin 834’üne, yanık halde unutulan veya atılan sigara izmariti sebep oldu.

Sigara şirketlerinin yeni pazarlama stratejilerinin peşinde olduklarını belirten Dağlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sigara firmaları, sigaranın zararlarının ortaya çıkması ve kabul edilmesinden sonra ‘daha az zararlı’ dedikleri yeni ürünlerin peşinde. Yeniden, ‘zararı azaltılmış ürünler’ ile karşımıza çıktılar. Ancak zararı azaltıldığı iddia edilen bu ürünler de kanser yapıyor. Asıl zararın; sigaranın ucundaki yanmadan kaynaklandığını, yeni ürünlerde sigaranın ucundaki yanmayı azalttıklarını, dolayısıyla yanmayan, ısıtılan bu ürünlerin daha az zararlı olduğunu iddia ediyorlar. Bu amaçla yaklaşık 430 bilim insanını satın aldılar ve bu ürünlere girdiler. Şu anda devletle pazarlık yapmaya çalışıyorlar ve bu yeni ürünlerde kanuni şartlardan muaf olmak istiyorlar. Bu çok ciddi bir tehdit ve ahlaksız bir tekliftir.”

Tıpkı diğer tütün ürünleri gibi vücudun her tarafına zarar veren ısıtılmış tütün ürünleri ile ilgili endüstrinin reklam kampanyalarına başladığını sözlerine ekleyen Prof. Dr. Elif Dağlı, ”Örneğin Kıbrıs Havalimanı’nda bu ürünlerin reklamı bile var, ‘ısıtılmış, zararsız nikotin’ diye reklam yapıyorlar. Yani biz sigarayla mücadele ederken, kimsenin bilmediği ürünler piyasaya sürülüyor, tıpkı hibrit arabalar gibi” diye konuştu.

Tütün endüstrisinin oyunlarına gelmemek için ciddi adımlar atılması gerektiğini söyleyen Dağlı, “Türkiye’de tütün üretimi azalmıyor, yasaya uyulmuyor. Biz Amerikan, İngiliz tütün firmaları para kazansın diye halkımız kanserden ölmesin istiyoruz. Bu yüzden yeniden seferberlik başlatılmalı” uyarısında bulundu.

Elektronik sigara için internetten rahatça kimyasal madde satılıyor

Bir diğer tehlikenin de elektronik sigara olduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı, elektronik sigaranın Türkiye’de yasal olarak satılmadığını ancak sosyal medya formlarında 60 bine ulaşan üye sayısı ile tamamen kimyasal maddelerle merdiven altı tarifler verildiğini vurguladı. Dağlı, “Nikotin fazla alındığında öldürür ancak internette 10 litrelik sıvı nikotinin satışı bile rahatlıkla yapılıyor” diye konuştu.

Elektronik sigara nikotin salan bir üründür, BAĞIMLILIK YAPAR! Elektronik sigara içeriğinde KARSİNOJENİK MADDELER VAR. Nikotin sinir sistemi ve kalbi etkiler. Yüksek doz nikotine maruz kalımdan bir saat sonra ölüm gerçekleşebilir. E-sigara dumanlı bir tütün ürünüdür. Bu ürünler, sıvı nikotini ve diğer aroma ve katkı maddelerini ısıtan bir püskürtücü içerirler, batarya ile çalışırlar. E-sigara içinde bulunan karsinojenik maddeler arasında anti-friz, dietilen glikol ve nitrozaminler sayılabilir.

Dünyada her yıl 600 bin pasif içici hayatını kaybediyor

Pasif içiciliğin her yıl dünyada 600 binden fazla ölüme yol açtığını belirten Prof. Dr. Pınar Ay ise, işletmelerin mevzuata uyum göstermediklerini belirterek, “İhlaller çok yüksek. Verilen cezalara rağmen durumda herhangi bir değişim yok. Aynı filmi baştan sarıyoruz. Özellikle nargile sunumu yapan mekanlar yasal mevzuatı hiç önemsemiyor” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’ne (TKÇS) işaret eden Sağlığa Evet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Efza Evrengil de 2016 sonu itibarıyla Türkiye’nin sözleşmeye uyumunun zayıf veya çok zayıf çıktığını söyledi. Sözleşmede madde 5.3’ün halk sağlığı politikalarının tütün endüstrisi çıkarından korunmasını talep ettiğini kaydeden Evrengil, “Tütün endüstrisine teşvik sağlanamaz diyen 5.3 maddesi var. Ama buna rağmen politik tercih yaparak teşvik veriyorsunuz ve TKÇS’yi kadük hale getiriyorsunuz. Yani tütün endüstrisi TKÇS’ye uyumu önlemiştir” diye konuştu.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla